Hakkımda


Meryem, 1977 yılında Türkiye'de Suna Fatma adıyla doğdu.

Meryem ismi henüz anne rahminde cinsiyeti belirsizken babaanne tarafindan dile gelmiş ancak doğumuyla birlikte Suna Fatma isimleriyle anılmış daha sonra kendine uyanış süreci ile kutsal bir miras olarak gördüğü Meryem ismine yeniden kabul vermiştir.

Küçük bir kasabada doğup büyümesine rağmen bireysel ve kültürel kodlanmaları sorgulama, araştırma ve yenilikleri hayata geçirme konusundaki cesareti, yolunu açmış ve halen dönemin ruhsal rehberlerinden biri olarak başarılı çalışmalar yürütmesini sağlamıştır.

Çalışmalarında etkili ve kısa yollu çözümlerin açığa çıkmasında doğal yeteneklerinin yanı sıra içinden geçtiği ve etkilendiği eğitimler vardır. Tantra ve İslam Tasavvufu en temel olanlardır. Akademik olarak Sosyoloji Lisansı, Yaşam Koçluğu, Marmara Üniversitesi Aile Danışmanlığı kariyerleri mevcuttur.

Eğitimlerinden edindiği ve deneyimleyerek geliştirdiği özgün teknikleri ile üç aşamalı eğitim programı başlatmıştır. Gruplar halinde yürüttüğü atölye ve inzivaların yanı sıra randevulu bireysel çalışmalar yapmaktadır.

Son 6 yılda yürüttüğü grup çalışmalarında ikiyüzü aşkın eğitim ve üçbinbeşyüz üzerinde katılımcı ile kavuşmalar gerçekleşmiştir.

İstanbul merkez adresi olup, inziva programlarını yürüttüğü ikinci adresi Fethiye Kayaköy'dür.

EĞİTİM TAKVİMİ

GERİ BİLDİRİMLER


Tüm yorumlar

MERYEM'DEN MEKTUPLAR

Hayatın sana sunduğu senaryolar vardır, yaptığın seçimler senaryolarını oluşturur. Çoğu zaman bilinçli seçim yapmayız, seçimlerimiz kodlanmış hafıza sistemimizden otomatik olarak gelir. Hayatın seninle oynadığı bir telekutu oyunu gibidir bu. Sana sunduklarını kabul etmeyi mi seçiyorsun yoksa kutuna mı gitmek istiyorsun?  Kutunun boş çıkma ihtimalide var bunu hatırla, yine de senin için tasarlanmış ve seni bekleyen özel bir kutu. 
Bu seçimi bilinçli olarak yaptığında ve boş da olsa kutuna yöneldiğinde yaşamın hiç beklemediğin bir hızla ve kuvvetle aniden değişebilir. İşte bu kadar kolaydır! Zor olan, sahip olduğunu sandığın her şeyden vazgeçmeyi göze alabilmektir.

Sevişmek bir ihtiyaç hali olmaktan çıkmalı! Sevişmek sanata dönüştürülmeli.
Bir şarkı söylersin, sesini duyurmak, ünlü olmak, para kazanmak için.
Bir de şarkı söylersin yalnızca keyif aldığın için.
Keyif alarak sesini şarkıyla paylaştığında ve keyif alarak bedenini, ruhunu sevişerek paylaştığında  varlığın varoluşun  armağanı haline dönüşür.
Sevişmeye dair zihnindeki tüm kodlanmaları çözmek, sevişmeyi "insan" doğasına bırakmayı öğrenmek zorundasın.
İşte o zaman sevişirken "BİR" olursun, gerçekten bir olur ve kendinle ilgili bildiğinden öteye ulaşırsın. 
Oysa ihtiyaçlar sevişmeyi kuşatmış durumda, dokunulma ihtiyacı en çok. Ait olma ihtiyacı. Korunma, kollanma, desteklenme, sevilme, görülme, anlaşılma, yeterli ve değerli hissetme ihtiyacı. Bu ihtiyaçlarla girdiğimiz ilişki ve sevişmeler yine bu ihtiyaçlarımızın karşılanmaması halinde büyük hayal kırıklıklarına dönüşüyor. 
Bu kadar çok ihtiyaç varken ve henüz sen bunları keşfetmemişken sevişmenin sanatsal ruhunun ortaya çıkması mümkün değildir.

Mesele cinselliğin kendisi değildir. Mesele cinselliğe dair algınız, zihinsel tutumunuzdur. Cinsel algıya dair karmaşık ve bölünmüş düşünceleriniz zihninizi hep aynı seviyede tutar, bu tekamülünüzün önündeki en büyük engeldir. Pornografi size seksi öğretmez o tüm duyularınıza zarar vererek size halusinatif bir cinsel dünya sunar. Sizi hakikatten tamamen  uzaklaştırır. 
Cinsel bilinçsizliğiniz tam bilinçlilik haline geçmedikçe farkında bile olmadığınız subliminal etkilere maruz kalmaya devam edersiniz.  Bugün gördüğünüz dünyaya tamamen çıplak gözlerle bakın. Çıplak kulaklarla duyun, çıplak bırakın burnunuzu. Ve çırılçıplak olsun hisleriniz.

Senden sana göçteyim Hak,
Sen'i başka türlü görmeye geldim.
Hicretim ben'den Ben'edir muhakkak
Ben'i başka türlü duymaya geldim.
Bildiğim ne varsa yok sayarak
Sen'i başka türlü bilmeye geldim.
Yolların hepsi sanadır, söyle hangisi müstahak ?
Ben'i başka türlü tatmaya geldim.

Zaten çok karmaşık ve tümüyle komplike zihnini, 
En basit, En sade, En anlaşılır hali için deşifre etmeye, 
Seni sana kabul ettirmeye, 
Mesafelerini daraltmaya, 
Özgürlüğünü onamaya, 
Varlığını onurlandırmaya, 
Seçimlerin her ne olursa olsun seni sevmeye hiç vazgeçmeden devam ediyoruz. 

Ey benim aramaktan yorgun düşmüş dostlarım,
Basitliğe susamış sevdalılarım,
Bildikleri ama dokunamadıkları gerçeklerine "Varım!" diyen aşklarım,
Sevgililerim,
Can'larım.

İşlenmiş ve süs eşyası haline getirilmiş olan değerli taşlara mücevher adı verilir, o değerli taşların hiç bozulmamış özüne ise cevher denir.
Sen bir cevhersin. İşlenmiş olman ve başka bir şeye benzetilmiş olmanın hiçbir önemi yok. Bu sana değerinden hiçbir şey kaybettirmedi. Yeter ki cevher olduğun gerçeğini yeniden hatırla.

Cinsel mutluluk konusunda suçlu hissetmek bizi köklerimizden koparır ve bundan dolayı her turlu manipülasyona açık hale geliriz bir anlamda kullanılıyor oluruz. Cinsellik ilahi paylaşımlara açılan önemli bir plandır. Tantra hep istediğimiz sarsılmaz iradenin yoludur. Cinsel doyumun ve aşkın olduğu bir yaşam hayatımızda onarılmaya ihtiyaç duyulan tüm diğer alanları iyileştirir. Ruhsal ve fiziksel sağlık, bütünlük ve akış getirir.

HABERDAR OL

Etkinliklerden ve son yazılardan haberdar olun.

@

SATH REHBERLİK

sample image

Kayıt ve sorularınız için
bilgi@meryemsuna.com

Kamp Eğitimleri ve İnzivalar:
+90 553 823 41 41

Haftasonu Atölyeleri:
+90 553 463 08 08

EĞİTİMLER