Birinci Aşama


Birinci Aşama

 

Bu aşamada amacımız; ruhun beden aracılığıyla etkin ve nitelikli iletişim kurmasını sağlayacak kapı ya da kanal dediğimiz duyulara daha derin bakmaktır.

Duyular iletişim kanallarımızdır ve ruh, bu kanalları kullanarak kendini dünya aleminde tüm yaşam formları üzerinden deneyimler. Duyular yeteri kadar etkin kullanılmadığında zihin geçmiş ve gelecek arasında çok hızlı hareket eder.


Şimdiki an farkındalığını iletişim kanallarımız olan duyularımız aracılığıyla yaşarız. Travma olarak gördüğümüz ya da iyi hissettiren tüm anılarımız beynimizde duyular aracılığı ile depolanır. Ve bizi onlara sürekli bağlayan ve geçmişe düşüren yine duyusal tetiklenmelerimizdir. Bakma ile görme arasındaki farkı bu iletişim kanalımızın zayıflığı ya da kuvveti belirler. Duyma ve dinleme arasındaki farkı anlamamızı sağlayan da yine bu iletişim kanalına getirdiğimiz farkındalıktır. Yeme bozuklukları ya da hayattan tat alamama gibi nedenler tat duyumuzla iletişim kurarken, seçimlerimizin zorlanması bedenimizle olan bağımızın kopmasına neden olur. Koku en derin iletişim kanalıdır. Zira beyin hücrelerinden çok daha önce oluşur. Kilometrelerce öteden suptil kokuları alabilme özelliğine sahipken ve bu özellikle, enerji frekanslarındaki en küçük titreşimleri bile hissedebiliyorken bu iletişim kanalı ile olan bağımız zarar gördüğünde mekanik robotlar haline dönüşürüz. 


Duyularımız iletişim kanallarımızdır ve onları geri kazanmamız önemlidir. Duyularda derinlik, ilahi olanı açığa çıkarır. Öz dediğimiz ve erişmeyi hayal ettiğimiz hakikat boyumuzun yeryüzündeki deneyimi duyular aracılığı iledir. 


Temel olarak nitelendirdiğimiz ilk seviyede amacımız duyuları yeniden uyandırmak ve duyular uyandığında ortaya çıkacak olan yoğun ve güçlü hazza teslim olmayı kolaylaştırmaktır. Çalışmalarımızın içerdiği teknikler kök çakrayı yani yaşamın ilk başlangıcı olan merkezi uyarır, dolaylısıyla cinseldir. İlk olarak bacakların arasında genital bölgede hissedilir. Bu közlenmek üzere olan bir ateşin harlanması manasına gelir. Yanlış cinsel yönelimlerle israf ettiğimiz enerji kaynaklarımızı geri almanın yoludur. Cinsel enerjimizin doğasını ve yönelimini bildiğimizi unuttuk ve zihinsel koşullanmalarımız üzerinden bu yaşam gücünü bastırıyor, çarpıtıyor, saptırıyor ya da çok hızlı tüketiyoruz.


Temel seviye, sana kendi öz doğanı yeniden hatırlatır, ruhunun içine uyandığı bu gezegende kendini en etkin şekilde ifade etmesi için iletişim kanallarını revize ederek, onararak, kendinle olan bağın kurulmasını sağlar. Tüm bunların içinde öze güven, öze saygı, öz karşısındaki sorumluluk, saf öz bilinç kendiliğinden açılır.


Tantra tüm diğer ruhsal öğretilerden farklı olarak doyumlu yaşamın ve ruhsal aydınlanmanın yolu olarak cinsel enerjiye dikkat çekmiştir. Sana sunulan mucizevi bir kaynağa sahipsin. İhtiyaç duyduğun her sorunun yanıtı önce cinsel olanla başlıyor. Ruhsal aydınlanmada izlediğin yol ne olursa olsun cinsiyet algısını kırmadığın, yargıladığın, cinsel yönünü keşfetmediğin, düşünce ve duygu merkezinde cinsellikle ilgili algını dönüştürmediğin sürece kendi öz kaynaklarına bağlanmayı başaramazsın. Yaşamı yaşanılır kılan cinsel doyumdur. Sözünü ettiğimiz yalnızca genital bir tatmin değildir. Genital olanın verdiği eğlenceyi keşfederek ve ipuçlarını izleyerek bunu tüm yaşama ve ilişkilere giydirmektir. Varlığının doğası orgazmiktir. Yalnızca seks ya da mastürbasyon yolu ile erişilen orgazmik deneyimi yaşamın tüm haline giydirmek mümkündür.

 

Giriş

İkinci Aşama

Üçüncü Aşama

Ustalık

 

EĞİTİM TAKVİMİ

GERİ BİLDİRİMLER


Tüm yorumlar

MERYEM'DEN MEKTUPLAR

Hayatın sana sunduğu senaryolar vardır, yaptığın seçimler senaryolarını oluşturur. Çoğu zaman bilinçli seçim yapmayız, seçimlerimiz kodlanmış hafıza sistemimizden otomatik olarak gelir. Hayatın seninle oynadığı bir telekutu oyunu gibidir bu. Sana sunduklarını kabul etmeyi mi seçiyorsun yoksa kutuna mı gitmek istiyorsun?  Kutunun boş çıkma ihtimalide var bunu hatırla, yine de senin için tasarlanmış ve seni bekleyen özel bir kutu. 
Bu seçimi bilinçli olarak yaptığında ve boş da olsa kutuna yöneldiğinde yaşamın hiç beklemediğin bir hızla ve kuvvetle aniden değişebilir. İşte bu kadar kolaydır! Zor olan, sahip olduğunu sandığın her şeyden vazgeçmeyi göze alabilmektir.

Sevişmek bir ihtiyaç hali olmaktan çıkmalı! Sevişmek sanata dönüştürülmeli.
Bir şarkı söylersin, sesini duyurmak, ünlü olmak, para kazanmak için.
Bir de şarkı söylersin yalnızca keyif aldığın için.
Keyif alarak sesini şarkıyla paylaştığında ve keyif alarak bedenini, ruhunu sevişerek paylaştığında  varlığın varoluşun  armağanı haline dönüşür.
Sevişmeye dair zihnindeki tüm kodlanmaları çözmek, sevişmeyi "insan" doğasına bırakmayı öğrenmek zorundasın.
İşte o zaman sevişirken "BİR" olursun, gerçekten bir olur ve kendinle ilgili bildiğinden öteye ulaşırsın. 
Oysa ihtiyaçlar sevişmeyi kuşatmış durumda, dokunulma ihtiyacı en çok. Ait olma ihtiyacı. Korunma, kollanma, desteklenme, sevilme, görülme, anlaşılma, yeterli ve değerli hissetme ihtiyacı. Bu ihtiyaçlarla girdiğimiz ilişki ve sevişmeler yine bu ihtiyaçlarımızın karşılanmaması halinde büyük hayal kırıklıklarına dönüşüyor. 
Bu kadar çok ihtiyaç varken ve henüz sen bunları keşfetmemişken sevişmenin sanatsal ruhunun ortaya çıkması mümkün değildir.

Mesele cinselliğin kendisi değildir. Mesele cinselliğe dair algınız, zihinsel tutumunuzdur. Cinsel algıya dair karmaşık ve bölünmüş düşünceleriniz zihninizi hep aynı seviyede tutar, bu tekamülünüzün önündeki en büyük engeldir. Pornografi size seksi öğretmez o tüm duyularınıza zarar vererek size halusinatif bir cinsel dünya sunar. Sizi hakikatten tamamen  uzaklaştırır. 
Cinsel bilinçsizliğiniz tam bilinçlilik haline geçmedikçe farkında bile olmadığınız subliminal etkilere maruz kalmaya devam edersiniz.  Bugün gördüğünüz dünyaya tamamen çıplak gözlerle bakın. Çıplak kulaklarla duyun, çıplak bırakın burnunuzu. Ve çırılçıplak olsun hisleriniz.

Senden sana göçteyim Hak,
Sen'i başka türlü görmeye geldim.
Hicretim ben'den Ben'edir muhakkak
Ben'i başka türlü duymaya geldim.
Bildiğim ne varsa yok sayarak
Sen'i başka türlü bilmeye geldim.
Yolların hepsi sanadır, söyle hangisi müstahak ?
Ben'i başka türlü tatmaya geldim.

Zaten çok karmaşık ve tümüyle komplike zihnini, 
En basit, En sade, En anlaşılır hali için deşifre etmeye, 
Seni sana kabul ettirmeye, 
Mesafelerini daraltmaya, 
Özgürlüğünü onamaya, 
Varlığını onurlandırmaya, 
Seçimlerin her ne olursa olsun seni sevmeye hiç vazgeçmeden devam ediyoruz. 

Ey benim aramaktan yorgun düşmüş dostlarım,
Basitliğe susamış sevdalılarım,
Bildikleri ama dokunamadıkları gerçeklerine "Varım!" diyen aşklarım,
Sevgililerim,
Can'larım.

İşlenmiş ve süs eşyası haline getirilmiş olan değerli taşlara mücevher adı verilir, o değerli taşların hiç bozulmamış özüne ise cevher denir.
Sen bir cevhersin. İşlenmiş olman ve başka bir şeye benzetilmiş olmanın hiçbir önemi yok. Bu sana değerinden hiçbir şey kaybettirmedi. Yeter ki cevher olduğun gerçeğini yeniden hatırla.

Cinsel mutluluk konusunda suçlu hissetmek bizi köklerimizden koparır ve bundan dolayı her turlu manipülasyona açık hale geliriz bir anlamda kullanılıyor oluruz. Cinsellik ilahi paylaşımlara açılan önemli bir plandır. Tantra hep istediğimiz sarsılmaz iradenin yoludur. Cinsel doyumun ve aşkın olduğu bir yaşam hayatımızda onarılmaya ihtiyaç duyulan tüm diğer alanları iyileştirir. Ruhsal ve fiziksel sağlık, bütünlük ve akış getirir.

HABERDAR OL

Etkinliklerden ve son yazılardan haberdar olun.

@

SATH REHBERLİK

sample image

Kayıt ve sorularınız için
bilgi@meryemsuna.com

Kamp Eğitimleri ve İnzivalar:
+90 553 823 41 41

Haftasonu Atölyeleri:
+90 553 463 08 08

EĞİTİMLER